İslamcıların ileri sürdüğü iddialardan biri de; İslam’da kadına hiçbir yerde verilmeyen değerin verildiği ve İslam’da kadın-erkek eşitliği olduğudur.Bu iddialarını kanıtlamak için sayfalar dökmüşlerdir. Ama ne yazık ki, gördüklerimden ve araştırdıklarımdan yola çıkarak bu çabanın sadece ört-pas için olduğunun kanısına vardım. Hadi isterseniz sizinle bu konuyla ilgili en sağlam hadislere ve Kuran ayetlerine bir bakalım, konuyu tartışalım:
Hadis: Sahih Buhari
Konu: Peygamberin Aişe’yle Nişanlaması ve Nikahlanması
Hadis No: 1553
“Rivâyete göre şöyle demiştir: Ben altı yaşında bir kız iken Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: – Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.”
İslamcılardan bazıları bu durumu reddediyorlar ama ne yazık ki, Aişe’nin ilişki yaşı kesinlikle dokuz. Şuradaki yazımdan ayrıntılı ve objektif bilgiyi bulabilirsiniz.
Ben burada sormak istiyorum; Sizce, 50′nin üzerinde bir insanın, hele hele insanlığa örnek olacak olan bir peygamberin 9 yaşında bir kızla ilişkiye girmesi ne kadar normaldir? Bunun insanlığa ne gibi güzel örneği olacaktır?
Bazı İslamcılar, bu durumu ört-pas için “o dönemin kültürü öyleydi, Arap toplumunda normaldi” gibi bir savunma yapıyorlar. Peki, o dönemin kültürü öyleydi de, böyle bir öncelikli konuya karışmayan Allah, niçin İslamiyetten önceki Arap toplumunda güzel bir kültür olan “evlatlığını gerçek evlat sayma” kültürüne karışmıştır?
Muhammed’in “evlatlığı gerçek evlat sayma” gibi güzel bir kültürü yok edip, gelini ve aynı zamanda kuzeni Zeynep’i, evlatlığı Zeyd’den boşatıp, yani yuvasını yıkıp onunla evlendiğini biliyoruz.
Allah, şu ayetlerle “evlatlığını gerçek evlat sayma” yok etmiştir:
33. Ahzab Suresi 5. Ayet:
Evlatlıklarınızı öz babalarına nispet ederek çağırın! Böyle yapmanız Allah katında adalete daha uygundur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o takdirde onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak işlediğiniz şeyde, üzerinize günah yoktur; fakat kalplerinizin kastetmiş oldukları müstesna. Ve Allah Gafûr ve Rahîm’dir.
Şu ayetlerle de Zeyd ile Zeynep’in yuvasını yıkıp, Zeynep’i boşatıp, yıllarca kendisine baba dediği Muhammed ile evlendirmiştir:
33. Ahzab Suresi. 36-40. Ayetler:
Allah ve resulü bir işte hüküm verdiklerinde, inanmış bir erkekle inanmış bir kadının, işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Allah’a ve resulüne isyan eden, açık bir sapıklığa batıp gitmiş demektir. Hani sen Allah’ın nimetlendirdiği, senin de lütufta bulunduğun kişiye “Eşini yanında tut, Allah’tan kork!” diyordun ama, Allah’ın açıklayacağı bir şeyi de içinde saklıyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysaki kendisinden korkmana Allah daha layıktır. Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah’ın emri yerine getirilmiştir.Allah’ın kendisine farz kıldığı şeyde peygambere hiçbir vebal yoktur. Daha önce gelip geçmişlerde de Allah’ın yolu-yöntemi buydu. Allah’ın emri, belirlenmiş bir kaderdir/ölçüdür. Onlar ki Allah’ın mesajlarını tebliğ edip O’ndan korkarlar, Allah’tan gayrı hiç kimseden korkmazlar. Hesap sorucu olarak Allah yeter. Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; O, Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah herşeyi gereğince biliyor.
Görüldüğü gibi “çocuk yaşta evlenme” gibi öncelikli bir konuya karışmayan Allah, “evlatlığı gerçek evlat sayma” gibi güzel bir kültüre karışıyor ve üstüne üstlük hüküm vermesi yetmiyormuş gibi, bir ailenin yuvasını yıkıp, onu(Zeynep’i) peygamberle evlendiriyor.
Hadis: Sahih Buhari
Konu: Peygamberin Aile Hayatı
Hadis No: 1721
Aişe’nin şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Ben, nefislerini Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`e hibe eden (ve mihirsiz nikâh olunan) Peygamber`in kadınlarını ayıplardım. Ve “Hiç kadın, kadınlığını (mihirsiz) hibe eder mi?” derdim. Vaktâki Azîz ve Celîl olan Allahu Teâlâ: … âyetini inzâl buyurdu. O zaman (anladım ki, Allah Peygamber`ine mü`minlerin fevkınde bir hak ve yüksek bir irâde vermiştir) Ben Resûlullah`a: “Rabb`in Teâlâ (kadınlarının değil) ancak senin arzunun tahakkukuna müsâraat ediyor” dedim.
Bu hadis şu ayetler içindir:
33. Ahzab Suresi. 50-51. Ayeler:
Ey Peygamber! Biz sana şu hanımları helal kıldık: Ey Peygamber! Biz sana şu hanımları helal kıldık: Mehirlerini verdiğin eşlerin, Allah’ın SANA GANİMET OLARAK verdiklerinden elinin altında bulunanlar(cariyeler), amcalarının, halalarının, dayılarının, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret edenler. Peygamber kendisiyle evlenmek istediğinde, KENDİSİNİ Peygamber’e HİBE EDEN MÜMİN BİR KADINI da ÖTEKİ MÜMİNLERE DEĞİL, YALNIZ SANA ÖZGÜ OLMAK ÜZERE helal kıldık. Onlara eşleri ve elleri altındakiler hakkında neler farz kıldığımızı biz biliriz. Sana bir zorluk olmasın diyedir bu… 51-Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir. Onlardan dilediğini geriye bırakabilir, dilediğini de yanına alabilirsin. Bir süre için uzaklaştığın hanımlarından dilediğini yanına almanda bir sakınca yoktur. Onların gözlerinin aydınlanmasında, tasalanmalarında ve kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnut olmasında bu daha uygun bir yoldur. Allah sizin kalplerinizde olanı bilir. Allah Alîm’dir, Halîm’dir.
Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi Muhammed’e helal olmayacak başka kadın pek kalmıyor. Dünya’da helal olabilecek hangi kadın varsa, hemen hepsi Muhammed’e helal olmuş.
Peki, bu nasıl peygamber sabrıdır? “Kendini yalnızca peygambere hibe edebilme, kadınları ganimet olarak verme” olaylarının insalığa ne gibi bir yararı vardır? Nasıl bir örnektir bu? Bir insan peygamberse sabretmeli öyle değil mi?
Neyse, bu Zeynep ve Aişe konusunu fazla uzatmak istemiyorum, başka bir zaman bununla ilgili yazı yazmayı düşünüyorum.
….
Şimdi gelelim asıl konumuza. İslam’da kadınla erkek eşit mi? Allah yeterince adaletli mi? Kadınların yeterli hakka sahip mi?
Hadi sizinle bununla ilgili hadislere ve ayetlere bir bakalım, olayı sorgulayalım. (Bakalım, İslamcılar doğru mu söylüyor?)
2.BAKARA SURESİ: 228 Boşanmış kadınların kendi başlarına üç âdet ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah’a ve âhiret gününe inanmakta iseler, Allah’ın onların rahimlerinde yarattığını SAKLAMALARI kendilerine HELAL OLMAZ. Kocaları, bu süre içinde herhangi bir şekilde barışmak isterlerse eşlerini geri almaya herkesten daha çok hak sahibidirler. Kadınların, örfe uygun biçimde, sorumluluklarına benzer hakları da vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde BİR DERECE FARKI vardır. Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.
Erkeklerin kadınlarla eşit olmadığını, erkeklerin daha üstün olduğunu belirten apaçık bir ayet!
Dahası şunlar;
1-Bir erkek istediği kadar kadınla evlenebilir.(kimine göre bu rakam 4′tür.4′ten fazla kadınla evlenmek Peygamber için geçirlidir).Ama buna rağmen kadının bir erkekle evlenme hakkı vardır.(4.Nisa.3) (Normalde kadının birden fazla kişiyle evlenmesi ne kadar anormal ise erkeğin de bunu yapması o kadar anormal olması gerekirdi.)
2-Miras konusunda erkek, kadına göre iki kat daha fazla pay alır.(4.Nisa.11)
3-Kadınlar erkeklere göre daha fazla örtünmelidir.(Sadece ibadette değil, günlük hayatta da tavsiye edilir)
4- Erkeğin şahitliği iki kadına bedeldir.
5-Boşanma hakkı erkeğe aittir.
6-Savaşta kadınlara, kocaları öldürüldükten veya esir düştükten sonra tecavüz edilebilir:
4.Nisa Suresi.24: “Harpte elinize geçmiş kadınlar(cariyeler) HARİÇ OLMAK ÜZERE, nikâhlı kadınlarla evlenmeniz de haram kılınmıştır. Bu, üzerinize Allah’ın yazdığıdır.”
Muminun Suresi..5-6. Ve onlar ki, iffetlerini korurlar; Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu/altında bulunanı (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.
7-Eğer eşcinselliği erkek yaparsa, tövbe edene kadar erkeğe eziyet edilmelidir. Ama kadın yaparsa ölene kadar evde hapsedilmelidir:
4.NİSA SURESİ : 15-16> “Kadınlarınızdan eşcinsellik/sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ÖLÜM CANLARINI ALINCAYA ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlere hapsedin. Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara EZİYET EDİN. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb’dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm’dir, merhametine sınır yoktur. ”
8-Kuran’a göre kadınlar ganimet olarak da dağıtılabilir:
AHZAB SURESİ : 50 “Ey Peygamber! Biz sana şu hanımları helal kıldık: Mehirlerini verdiğin eşlerin, Allah’ın SANA GANİMET OLARAK VERDİKLERİNDEN elinin altında bulunanlar(cariyeler), amcalarının, halalarının, dayılarının, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret edenler. Peygamber kendisiyle evlenmek istediğinde, KENDİSİNİ Peygamber’e HİBE EDEN MÜMİN KADINLARI DA ÖTEKİ MÜMİNLERE DEĞİL, YALNIZ SANA ÖZGÜ OLMAK ÜZERE HELAL KILDIK. Onlara eşleri ve elleri altındakiler hakkında neler farz kıldığımızı biz biliriz. Sana bir zorluk olmasın diyedir bu… Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.”
Evet, apaçık bir biçimde gözüküyor ki kadınla, erkek İslam’da hiçbir şekilde eşit değil, o zaman Allah’ın adaletli olduğunu iddia etmek doğru değil.
İslam alimleri bu durumu yine örtmek için birçok yola başvurdular. Bu tip ayetlere; “aslında şu demek, aslında bu demek” gibi bir tarzla yaklaştılar. Bakara228′de bahsedilen olayın aslında erkeğin fiziksel gücünden bahsettiğini iddia ettiler ve aslında kadınla, erkeğin eşit olduğunu söylediler.Diğer kuralların ise kadınlara herhangi bir zarar gelmesin diye, onların iyiliği için konulduğunu söylediler.(Tabii “cariyeler hariç, ganimet, kendini hibe etme” konularını bir yana bırakalım)
Ancak, şimdiki göreceğimiz ayetler ve anlatacağım olay hem bu durumun doğruluğunu gösterecek, hem de inancın sağlamlığını sorgulatcak:
İslam’dan önce Mekke’de/Kabe’de yüzlerce put vardı. Bu putların en büyüğünün ismi ise ALLAH/AL-İLAH’tı. Allah’ın üç kızı(tanrıça) vardı. Bunların isimleri; Al-Lat, Al- Menat, Al-Uzza’dı. Muhammed, sadece Allah’ı Tanrı kabul etmişti ve diğer putları kaldırmıştı.
Bu durumu açılayan videoyu da izleyebilirsiniz:
(Not: Videonun linki şu: http://www.youtube.com/watch?v=rWJay3_ZQ_I . K-tunnel kullananlar için videonun tam ismi: “Allah yok diyenlere ispat!!!”. Ayrıca aynı videoyu şu linkten de izlebilirsiniz: http://video.yahoo.com/watch/2946470/8424420. Wikipedia da gerekli açıklama mevcut. )
Evet! Şimdi de bununla ilgili Kuran Ayetleri’ne bir bakalım:
53.Necm Suresi.19-22 Y.Nuri Öztürk Meali:
19 Gördünüz mü Uzza’yı, Lât’ı.
20 Ve ötekini, üçüncüsü olan Menât’ı.
21 Erkek size, dişi Allah’a mı?
22 İşte bu, çok insafsız bir bölüştürme.
Elmalılı M.Hamdi Yazır Meali:
21-22: Size erkek, O’na dişi öylemi? Öyle ise bu çok hayıflı (haksız) bir taksim!
Diyanet Meali:
21-22. Demek erkek size, dişi O’na öyle mi? O zaman bu, adaletsizce bir pay verme!
Evet, bu üç meal yeter sanırım. “Erkek size, dişi Allah’a öyle mi? İşte bu, çok adaletsiz bir bölüştürme!”
Allah’ın burada kendisine erkek değil kız verilmesinden dolayı gocunduğu ve sinirlediği apaçık bir biçimde belirtilmektedir.( Tabi Allah’ın sanki, orada bulunan tüm insanların “devamlı erkek çocuğu oluyormuş/hiç kız çocuğu olmuyormuş” gibi konuşması ve sanki bu erkek çocukları “kendi istekleriyle oluyormuş” gibi konuşması apayrı bir tartışalacak konu ). O zaman Allah’a göre erkek ile dişi hiçbir şekilde eşit değil, dolayısyla Allah’ın adaletli olduğunu iddia etmek kesinlikle doğru değil.(Erkek size kız ona öyle mi? Bu çok adeletsiz bir bölüştürme!)
Kadınlara hitabı da inceleleyelim:
Fasil : ZİNET BÖLÜMÜ
Konu : Ziynetle İlgili Çeşitli Meseleler
Ravi : Ümmü AtiyyeHadis : Bir kadın Medine`de kızları sünnet ederdi. Resulullah (sav) (kadını çağırtarak) kendisine: “Derin kesme. Zira derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için de daha makbuldür” diye talimat verdi. (Rezin`in rivayetinde Resulullah şöyle buyurur: “Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha ÇOK HAZ VERİR.”)
Hadis No: 2153
(Not: Pakistan’da kızlar sünnet edilir. Ayrıca, şurada sünnet ile ilgili çok güzel bir yazı mevcut. Şurada da bir kızın sünnet edilişini gösteren bir resim)
2. Bakara Suresi. 223: Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Öz benlikleriniz için önceden bir şeyler gönderin. Allah’tan sakının ve bilin ki, O’na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver.
Daha fazla yoruma gerek yok sanırım kadın-erkek eşitliği ve Allah’ın adaleti konusunda. Aşağıdaki videoda, Arap ve Müslüman asıllı Amerikalı, Ateist kadın Wafa Sultan durumu çok açık bir biçimde anlatıyor zaten(Size tavsiyem bu videoyu mutlaka izleyin) :
Bir talepte bulunmak istiyorum; bunların yanında İslam’da ve Arabistan’da (hem günümüz, hem de o zaman) homoseksüel ilişki ile ilgili bir yazı da yazabilir misiniz?
Onur
http://www.isinlabizi.com
@wir8: Vaktim olursa neden olmasın
Şüpheci Melek’in şu yazısını okuyabilirsiniz öncelikle:
http://suphecimelek.wordpress.com/2009/03/16/escinselevliligi/
@Şüpheli Kanı
Yönlendirme için teşekkür ederim, ama benim esas aradığım Arabistan’ın norm-dışı ilişkilerde (ensestten pedofiliye homoseksüelliğe kadar) hep birinci gelmesi ile ilgili bilgi
İslam ile bağlantısı olup olmadığını merak ediyorum.
Bir de yazının başlığına gönderme yapmak istiyorum; “İslam’da kadın yoktur, dişi vardır.”
Haklısın; araştırma yapıp bloguma asarsam dediğiniz gibi çok iyi olur.
Ama dediğim gibi; bu aralar işlerim çok ama çok yoğun.
(Şu an boş vaktim olsa daha birçok şey yazacağım
)
Herşey için saolun
“İslamda kadın”demektense ben “Tanrının gözünde veya dinlerde kadın”demeyi tercih ederim.Tam bir al birini vur ötekine durumu söz konusu.Örnekmi:
-TEVRAT-
Rab Tanrı kadına, “Çocuk doğururken sana çok acı çektireceğim” dedi. “Ağrı çekerek doğum yapacaksın. Kocana istek duyacaksın, seni o yönetecek. (Yaratılış 3 / 16)
-İNCİL-
*Kadınlar toplantılarda konuşmamalıdır.
Kadınlar toplantılarda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur. Kutsal Yasa’nın belirttiği gibi, uysal olsunlar.(1.Korintliler 14/34)
*Kadın sükunet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum. (1.Timoteos 2/11)
*Ey kadınlar Rab’be bağımlı olduğunuz gibi, kocalarınıza bağımlı olun. (Efesliler 5 / 22)
-KUR’AN-
*Erkekler kadınları (kavvâm) gözetip kollayıcıdırlar. şundan ki Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır… (Nisa 4 / 34)
*Kavvam sözcüğü her ne olursa olsun ”Erkeğin Kadından sorumluğu olduğu sonucu çıkar” Ki sorumlu olana sahip çıkılır. Kadın eğer sorunlu olmasaydı ”Gözetme işi erkeğe düşmezdi.
* Sadakatsizlik ve iffetsizliklerden çekindiğiniz kadınlara önce öğüt verin, yataklarınızda yalnız bırakın, nihayet onları bulundukları yerden uzaklaştırın (dövün?)… (Nisa 4 / 34)
@Sedat Özdemir:
Haklısınız.
Ama bu ülkenin “resmi olarak” %98,5′i müslüman dinine mensup olduğundan, kısaca “çoğunluk İslam’a uyduğundan”, bu dini sorgulatmak daha önemlidir diye düşünüyorum.
Zaten Tevrat’taki, İncil’deki ayetleri Müslümanlara-bak aynı şeyi söylüyor diye- göstermeye kalksak bize şöyle diyeceklerdir muhtemelen:
“Tevrat ve İncil değişmiştir, Kuran’da kastedilen o değildir”
Ben de bunun üzerine yalnız İslam’ın kitabıyla bu işi ele alayım dedim.
Ama yorumunuz da çok güzeldi. Desteğiniz için teşekkürler
@Şüpheci Kanı
Yazıların gayet güzel gidiyor. yakında şüpheci melek gibi sizde tanınırsınız. zaten amacınızın tanınmaktan daha çok insanları bilgilendirmek oldugunun farkındayım.
İslam’da kadını ayrıca bu şekilde görmek isteyenler en yakın islam cumhuriyetine veya islam monarşisine bakabilir.
somali, yemen, çat gibi ülkelere bakmayın migdeniz kaldırmaz. daha ilerici islam devletleri olan suudi arabistan ve iran bu konu için cok uygun devletler.
yazılarınız için teşekkür ederim
33. Ahzab Suresi. 50-51. Ayeler de 52. ayet konuyu tamamlıyor ama yazılmamış. üstelik 50 ve 51. ayetlerde dikkat edilirse kendini peygambere bırakan yani onunla evlenen başkalarına haramdır diyor. bunda anormal bir durum yok. bu sitede bu ayet saptırılmıştır.
ayrıca sana helal kıldık hitabında geçen helal kelimesi evlenmesi ters düşmeyen anlamındadır.
Cahiliye Arapları kızların yaşlarını kızların bulûğa erdikleri andan itibaren saymaya başlarlardı. Yani 9 yaşında dedikleri bir kız, -iklimden dolayı 10-11 yaşlarında bulûğa girdiği düşünülürse- aslında 19-20 yaşlarında olacaktır.
Yani, Aişe validemiz, Allah resûlü (sav) ile evlendiğinde 9 değil, 19-20 yaşlarındaydı.
Bugün bazı çevreler tarafından, bu gerçekler bilinmeden; çoğu zaman da bilinerek ve kasten insanların dinden soğutulması için, efendimizden (sav) uzaklaştırılması için akla hayale gelmedik iftiralar dillendirilmektedir.
Ahzab suresi 5. ayetinin tamamı.
“Allah, hiçbir adamın içinde iki kalb yaratmamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da öz oğullarınız kılmamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz mânasız sözlerden ibarettir. Allah gerçeği söyler ve doğru yola iletir. Öyleyse evlatlara babalarını esas alarak isim verin! Böyle yapmak Allah nezdinde daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, bu takdirde onları kardeş veya mevlâ olarak kabul edin! Yanılarak isimlerde yaptığınız hatalardan ötürü size vebal yoktur, ancak kalpleriniz kasıt gözeterek yaptıklarınızdan sorumlusunuz. Allah gafurdur/affedicidir, rahîmdir/çok merhametlidir” (Ahzab, 4-5)
Ayette ifade edilen husus, insanların yanılarak veya –bir nesep iddiası olmaksızın- yaşlı bir insanın bir çocuğa “evladım” veya küçük yaştaki bir kimsenin saygısından ötürü yaşlı birine “baba” demesinde bir sakıncanın olmadığıdır.
Kur’an’ın başka ayetlerinde de benzer durumlar için de “insanlar, -kalplerinin kasıt gözeterek- yaptıklarından sorumlu oldukları ifade edilmiştir. Bakara suresinin 225. ayeti bunlardan biridir
hz. zeyd ile hz. hatice isteyerek boşanmışlardır.
tecavüz değil evlenebilir diyor.
@turkof:
Burada herhangi bir saptırma yok. Mealler ne diyorsa, onu yazdım buraya: http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx?suresi=ahzab&ayet=50
Orada “Peygamber kendisiyle evlenmek istediğinde, KENDİSİNİ Peygamber’e HİBE EDEN MÜMİN KADINLARI DA ÖTEKİ MÜMİNLERE DEĞİL, YALNIZ SANA ÖZGÜ OLMAK ÜZERE HELAL KILDIK.” deniyor.
He, yani Ahzab. 52 ayetleri tamamlıyor değil mi? Bir bakalım ayet ne diyor? (Diyanet Mealidir):
Bana söylesenize Ahzab 50′de(ve 52′nin devamında) Muhammed’e helal olmayacak başka kadın kalıyor mu?
Geriye kimler kalıyor?: Anne, kız kardeş, teyze, hala, anneanne, babaanne.
Yok bir de bunlar da helal olsaydı bari.
Bak, kendi inandığınız kitabı bilmiyorsunuz, konuşuyorsunuz. Ayetlerde “cariye ve ganimet” diyor. Nedir cariye?: Dişi köle, yani seks kölesi.
Cariyeni pazarda satabilirsin.
Cariyenle istediğin zaman evlenebilirsin.
Cariyenle istediğin kadar ilişkiye girebilirsin.
Cariyeni ev işlerinde kullanabilirsin.
Cariyeler genellikle savaşta ele geçirilmiş kadınlardır. Koca ve çocukları öldürülse bile, ele geçirilmiş bir kadın; cariye yapılabilir. Ahzab 50′de de cariyelere “ganimet” diye hitap edilir.
Keşke yazımı okuyasaydınız(hepsi İslami kaynaklardan, İslami kişilerin anlatımıdır; hepsi ispatlıdır): http://suphelikani.wordpress.com/2009/12/06/hz-aisenin-evlilik-yasi/
Birincisi; Zeyd, “Hatice” ile değil, “Zeynep” ile evlidir. Lütfen inandığınız şeyi doğru öğreniniz.
İkincisi; isteyerek boşanmadılar. Eğer böyle bir iddia sunuyorsanız Kuran’ı inkar etmiş olursunuz:
Bu ayetle Zeyd ile Zeynep’in kendi tercihlerini kullanma hakkı olmadığı açıkca belirtiyor.
Eski Arap toplumunda evlatlıklar gerçek evlat sayılırdı ve üveybabasının soyadı, eıpkı özbabası gibi alınırdı.(Yani sizin 3:37 a.m yorumunuz da yanlış>İslam tarihini okuyunuz)
Ama İslamiyetle birlikte bu kaldırıldı. Bunun sonucunda da Muhammed’in evlatlığı Zeyd, Zeynep’ten boşatıldı. Daha sonra da Zeynep Muhammed ile evlendi.
Yani; yıllarca “baba” diye hitap ettiği, gelini olduğu kişiyle evlendi…