Çevremden algılayabildiğim kadarıyla; eşcinsellik, bizim toplumumuzda halen bir tabu olarak varlığını sürdürüyor. İslam cumhuriyetlerinde ölüm cezasına çarptırılmaya kadar giden bu tabu, gelişmiş ülkelerin bile belli başlı kesimlerinde de boy gösteriyor.
Benim; günümüzde,“çağdaşlık” diye tabir ettiğimiz anlayışın temel ilkelerinden biri olarak kabul edilen “uç düzeye varıncaya kadarki insan hakları” teriminin içinde bulunan “Eşcinsel hakları” çok önem verdiğim bir konu. Bu haklarda da en çok üzerinde duracağım konu ise; Eşcinsel evliliği konusudur.
Malum; tahmin edebildiğim kadarıyla ailelerin “evlat reddinden”, “aile içi katliama” kadar gidebilecek bir konu bu. Birçok insan bunu, bir ahlaksızlık, bir sapıklık, bir insanlık dışı olay ve hatta “kötü insan olma özelliği” olarak görüyor.
Peki, neden böyle?: Doğrusunu söylemek gerekirse; benim algılayabildiğim kadarıyla; din ve inanç olayın sadece bir kısmını oluşturuyor.Diğer kısımların ise önemli bir bölümünü; -çevremdekilerin genelinden topladığım bilgilere dayanarak söylüyorum- “erkeklik, en çok karşı cinse ilgi duyma ile olur” gibi bir safsatadan başka bir şey olmayan düşünceler ya da “iyi kadın olmak, erkeğine bağımlı olmakla alakalıdır” gibi başka bir safsata olan diğer düşünceler ve gelenek, görenek, örf, adet, töre gibi konular oluşturuyor.
Öte yandan dinler eşcinselliğe tamamen karşıdır. Biz, burada, bu ülkenin resmi olarak %99’unun Müslüman olmasını göz önünde bulundurarak; yine, bu dinin kutsal kitabı olan Kuran’ı ele alalım:
4-Nisa Suresi 15-16. Ayetler:
Kadınlarınızdan eşcinsellik/sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.
Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb’dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm’dir, merhametine sınır yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Görüldüğü gibi Tanrı eşcinselliğe tamamıyla karşı olmakla yetmiyor, aynı zamanda bu eşcinsellik yapan şahısların dünyada da cezalandırılmasını istiyor. Tabi cezalarda bile erkek ile kadın arasında eşitsizlik var. Biri tövbe edene kadar eziyetle cezalandırılırken, diğeri “evde ölünceye kadar hapsedilsin” deniyor. Buna rağmen Allah, “merhamette sınır olmamasından” bahsediyor.
Eşcinsellik, yalnızca bireysel olarak cezalandırılmadı dinlerce. Sırf bu yüzden bir kavmin helakı meydana geldi: Lut Kavmi.
İsterseniz bununla ilgili Kuran ayetlerine de bakalım:
11-Hud Suresi 77-82. Ayetler:
Elçilerimiz Lût’a gelince, (Lût) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da “Bu, çetin bir gündür” dedi.Lût’un kavmi, koşarak O’nun yanına geldiler. Daha önce de o kötü işleri yapmaktaydılar. (Lût): “Ey kavmim! İşte şunlar kızlarımdır (onlarla evlenin); sizin için onlar daha temizdir. Allah’tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu!” dedi.
Dediler ki: Senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını biliyorsun. Ve sen bizim ne istediğimizi elbette bilirsin. (Lût:) Keşke benim size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim! dedi.
(Melekler) dediler ki: Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle (yola çıkıp) yürü. Ancak senin karın başka. Çünkü onlara gelecek olan (azap) şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vâdolunan (helâk), sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi? Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık.
Ama aynı Tanrı, tüm insanlığı neden kardeş-kardeşe ilişkiden türetmiştir, bunu anlayamıyorum… Aynı zaman, bu kavimlerdeki helak olan çocukların ne suçları var, bunu da anlamıyorum…
Eşcinsellik, çoğu İslam ülkesinde recmle yani, bildiğimiz “taşlayarak öldürme” ile cezalandırılır. Zaten başlı başına ahlaklı bir ceza olmayan, son derece insanlık dışı olan ve hatta günümüzde birçok İslami kaynakça “İslam’da yeri yoktur” diye reddedilen recm cezasını; böylesine normal, doğal ve suç teşkil etmeyen olayda kullanılması son derece vahim bir durum. Bu durum ne zaman düzelecek bilmiyorum.
Eşcinselliği bir “sapıklık, ahlaksızlık, bir bozukluk” olarak görmemeliyiz artık. Bu, onların seçimidir. Kaldı ki eşcinsellik yalnızca insana özgü bir özellik değil. 1500’ü aşkın hayvan türünde görülen bir vaka. Eşcinsel olan penguenler, yunuslar vs. de mevcut. Şimdi bunları da mı cezalandıralım?
Günümüzde, eşcinsellerin de belli başlı haklardan yararlanması ve onların da “normal” diye tabir ettiğimiz insanlardan farkı olmayan haklardan da yararlanması taraftarıyım. (Hatta “normal insan” kategorisinde onlar da bulunmalı.)
Bence, onlar da evlenebilmeliler ve onların evliği en az karşı cinslerin evliliği kadar normal karşılanmalıdır. Hatta evlenmelerini bırakın, evlat bile edinebilmeliler…

Gay düğünü pastası ve yüzükleri
Bir insanın eşcinsel olması beni ilgilendirmez. İyi insan olmak, insanın özel hayatıyla ilgili değildir. Beni; bir insanın eşcinsel olmasından çok, onun çevresine, doğaya ve insanlığa ne kadar fayda dokunduğu ilgilendirir, objektif olması ilgilendirir. Onun, insanın olması gereken özellikleri taşıdığı; ancak ve ancak çevresine olan yararları ve zararları ile ölçülmelidir: Cinsel tercihiyle değil! Zaten bir eşcinsel evliliğine karşı çıkmak ile farklı dinden ve ırktan olan insanların evliliğine karşı çıkmak arasında pek bir fark yoktur.

Eski Mısır'da Khnumhotep ve Niankhkhnum
Şayet; bir gün kardeşim eşcinsel olduğunu söylerse bunu son derece doğal karşılamakla beraber, çocuklarım eşcinsel olduğunu bana açıklarsa da, onlara geri kalan hayatlarında daha fazla mutlu olabilmeleri için sonuna kadar yardımcı olurum.
Çevrenizde birçok eşcinselin bulunduğu gerçeğini de unutmayın. Onları bırakalım da rahat rahat yaşasınlar. Bırakalım da onlar, bu özellikleri gizli kalmadan aramızda rahat rahat dolaşsınlar…